in , ,

Osmanlı Döneminde Uygulanmış Birbirinden İlginç 15 Yasak

1. Kahve ve kahvehane yasağı

İlk kahvehaneler, 1554  yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde açılmıştır. İstanbul’a Halep ve Şam’dan gelen kahve, kısa sürede sosyal yaşamın bir parçası olmuş ve kahvehaneler giderek çoğalarak insanların uğrak noktası olmuştu. Kahve önce ulema tarafından hoş karşılanmamış ve yasaklanmış ancak sonra payitahtın tanınmış uleması ve şeyhleri kahve müdavimlerini hoş görerek yasağı kaldırmıştı.


2. Tütün, içki ve kahvehane yasağı

Tütün ve içki yasağıla ünlü 4. Murad, yasağa uymayanların öldürülmesini emretti. Bizzat kendisi özellikle geç saatlerde kıyafet değiştirerek yasağa uyulup uyulmadığını kontrol etti. Ayrıca “kahvehanelerde devlet aleyhine konuşmalar yapıldığı” düşünülerek tüm kahvehaneler kapatılmıştı. Yasağa rağmen kahvehane açanlar bazı kişiler idam edildi.


3. Kadınların Eyüp’te kaymakçı dükkanına girme yasağı

16. yüzyılda özellikle Eyüp semtinde yer alan kaymakçılar büyük bir şöhrete sahipti. “Türbe ziyareti bahanesiyle bu kaymakçı dükkânına gelen bazı kadınların önceden anlaştıkları ve tanıştıkları erkeklerle buluştukları” yönünde bazı iddia ve şikâyetler üzerine bu durum Eyüp Kadısı tarafından hükûmete şikâyet edilmişti. Kısa bir süre sonra 1573 tarihli bir yasak geldi ve dükkanına kadın müşteri alan dükkan sahipleri çeşitli cezalara çarptırıldı.


4. Kadınların, kayıklara erkeklerle binme yasağı

Bu yasak 1580 yılından 2. Abdülhamid döneminin sonlarına kadar sürdü. Yasağın konulmasına “bazı kadınların kayıklarda, önceden anlaştıkları erkeklerle buluşması” sebep olarak gösterilmişti.


5. Çingenelere ata binme ve kısrak besleme yasağı

Çingenelerin yollara ve bellere inip fesat ve şenaat işledikleri sebep gösterilerek 1595 yılında Divanı Hümayun’dan İstanbul Kadısı tarafından Çingene subaşısına gönderilen fermana göre Çingene halkının büyük şehirlerde ata binmesi, atla dolaşması ve kısrak beslemesi yasaklanmış, bu yasak Rumeli bölgesinde de uygulanmıştır.


6. Arnavutlara hamam tellakı olma yasağı

Osmanlı’da Lale Devri’nin sonunu getiren meşhur 1730 Patrona Halil İsyanı’nın lideri olan Horpeşteli Arnavut Halil, Bayezid hamamında çalışan  bir tellak olduğu için, olası yeni bir isyanı önlemek adına, o tarihlere kadar İstanbul hamamlarının  tamamında tellaklık görevi yapan Arnavutların, artık tellak olmaması yönünde bir yasak yürürlüğe girmiştir


7. Konaklardan yalılara, yalılardan konaklara taşınma yasağı

Üçüncü Selim döneminde ortaya çıkan bu yasak, Tanzimat dönemine kadar yürürlükte kalmıştır. Halk, yazın kendi mülkü olan veya kira ile tuttukları yalılara canlarının istediği zaman taşınamazlar ve mevsim sonu, keza canlarının istediği zaman şehirdeki konaklarına dönemezlerdi. Hükümet, herkesin, o yazı, Boğaziçi’nin hangi köyünde veya Haliç’in hangi tarafında oturacağını önceden öğrenir, o yılın havalarına göre, nihayet bir gün yalılara göç müsaadesi çıkardı.


8. Mesire yerlerinde kadınların bulunma yasağı

Kadınların mesire yerlerinde sevgilileriyle buluşabilecekleri düşünülerek 1752 yılında böyle bir yasak getirildi. Getirilen yasakla hiçbir kadın hiçbir gerekçeyle mesire alanına gidemedi, arabasında mesire alanına giderken kadın taşıyan arabacılar ise cezalandırıldı.


9. Bekçilere davul çalma ve kahvehanelerde oyun oynama yasağı

1821 yılının Ramazan ayında, geceleri bekçilerin davul çalması, mani ve türkü okuması, kahvehanelerde tavla, dama ve satranç vb. gibi oyunlar oynanması, meddahların  hikâyeler anlatması yasaklandı. Bu yasağın sebebi aynı yıl İstanbul’da yaygınlaşan veba salgını için bir nevi önlem alma olarak gösterilmişti. Ancak bu yasak Ramazan ayında 3 bine yakın İstanbullunun veba salgınından dolayı ölmesinin önüne geçilememişti.


10. Evlerde yemek çeşidi yasağı

1821’de Nişancı Halet Efendi’nin girişimiyle İkinci Mahmud tarafından uygulamaya konulan bu yasağın çıkış nedeni israf olarak gösterilmişti. Gerekçe olarak ise devlet erkanının eğlencelerini, konaklarda ve yalılarda gerçekleştirilen dondurmalarla ve meyvelerle donatılan ve Osmanlı aşçılarının hünerlerinin ortaya konulduğu sofralar gösterilmiştir.


11. İstanbul’a bekar erkeklerin girme yasağı

17. ve 18. yüzyıllarda İstanbul’da kefilsiz oturmak yasaktı. Ancak “İstanbul’a, Rumeli’den ve Anadolu’dan gelen bekar erkeklerin, kaldıkları han ve odalarda fuhuş yaptıkları, şehirde kan döküp kavga ettikleri, askeri darbelerde silaha sarılıp çeşitli ayaklanmalara katıldıkları, kargaşa sırasında çarşı ve  pazarları yağmaladıkları” yönündeki yaygın kanaat nedeniyle 1826’da çıkan ferman ile bekar erkeklerin şehre girmesi yasaklanmıştır.


12. Kiliselerde çan çalma yasağı

Osmanlı her ne kadar birçok farklı kültürün aynı çatı altında yaşadığı bir devlet olsa da, burada gayrimüslimler müslüman vatandaşlarla tam eşit şartlara sahip olmadı. İbadet özgürlüğünün olmasına karşın kiliselerin çanları kaldırtıldı ve çanların çalması kati surette yasaklanmıştı. Uzun yıllar devam eden bu yasak, 1856 yılından sonra kaldırıldı.


13. Gayri Müslimlere cariye satma yasağı

İstanbul’da büyük bir esir pazarı bulunuyordu. Ticaret amacıyla gelen yabancıların kısa bir süre buradan esir ve cariyeleri alıp kullandıktan sonra sokağa bırakmaları üzerine 1559 yılında çıkartılan kanunla gayrimüslimlere esir satılması yasak edildi.


14. Hamama giden gayrimüslimlere nalın giyme yasağı

Osmanlı’da “gayrimüslim” ve “zımmi” olarak tanımlanan Müslüman olmayan kişilerin, hamama giden Müslümanlardan ayırt edilmesi için çıkartılan bir yasağa göre gayrimüslimlerin nalın giymesi yasaklanmıştı. Ancak Müslümanların da tercihen nalın giymeme ihtimali doğduğundan, fermana yeni ve garip bir madde eklenmiş ve gayrimüslimlere verilecek peştemallara, alameti farika olarak birer demir halka takılması uygun görülmüştü.


15. Yeşil renk ayakkabı ve çorap giyme yasağı

Yeşil kutsal bir renk olarak görüldüğü için Osmanlı döneminde yeşil ayakkabı ve çorapların giyilmesi dini duygulara saygısızlık olarak görülmüş ve bu sebepten dolayı bu renklerin ayaklara giyilmesi yasaklanmıştır.

Kaynak: 1 2 3 4


İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Osmanlı’nın Şair Padişahları Hangileri?

Osmanlı Devlet Armasının Bilinmeyen Hikayesi

Osmanlı’da Mezar Taşlarındaki Semboller ve Anlamları

Osmanlı Döneminde Evlerde Neden Çift Kapı Tokmağı Bulunurdu?

[zombify_post]

25 Farklı Ülkeden Çocukları ve En Sevdiği Oyuncaklarını Gösteren 25 Fotoğraf

Atatürk ve 10 Yaşındaki Amerikalı Bir Çocuk Arasındaki Mektuplaşmanın Harika Hikayesi