in , ,

Issız Adada 4,5 Yıl Yaşam Mücadelesi Veren “Alexander Selkirk”in İnanılmaz Hikayesi

Issız adada yaşam mücadelesi denince akla şüphesiz ilk olarak, Daniel Defoe tarafından 1719 yılında yazılan ünlü macera romanı ”Robinson Crusoe” ve Tom Hanks’in başrolünde oynadığı unutulmaz “Cast Away” (Yeni Hayat) filmi geliyor.

4,5 Yıl ıssız bir adada verdiği yaşam mücadelesi ve macerası ile birçok kitap, film ve diziye ilham kaynağı olan olayın gerçek kahramanı ise İskoç denizci “Alexander Selkirk”.

Alexander Selcraig, 1676 yılında İskoçya’nın Lower Largo isimi köyünde bir ayakkabıcı bir babanın yedinci çocuğu olarak dünyaya gelir. aksi  bir kişiliğe sahip olan Alexander, 19 yaşındayken ailesi ile kavga eder ve soyadını “Selkirk” olarak değiştirir. Daha sonra zengin olma ümidiyle bir gemiye atlar ve yeni bir hayata başlar.

Selkirk, o dönemler denizcilikte “Privateer” olarak adlandırılan bir nevi yasal olan korsanların arasına katılır ve Güney Amerika’ya gidecek ve İspanyol gemileri ile savaşması için kiralanan Cinque Ports gemisine kendini yazdırır. Bu korsanların bizim bildiğimiz korsanlardan tek farkı ellerinde Kraliyet izin belgeleri olması ve ülke için savaşmalarıyadı.

Problem çıkaran bir karaktere sahip olan Selkirk,  gemide de kendini belli etse de, kısa sürede bulunduğu geminin baş yelkencisi olur. Fakat yolculuk süreci pek de başarılı bir biçimde geçmez. İspanyol korsanlar gemiye saldırır. Her ne kadar bu savaştan sağ kurtulmayı başarsalar da gemileri ağır hasar alır ve huzursuzluklar çıkmaya başlar.

Savaş kızışınca Cinque Ports diğer gemilerden kopar ve su ve yiyecek ikmali yapmak için Şili açıklarından Fernandez adaları yakınında bir adaya yanaşır.

Alexander geminin bu şekilde açılmasının çok tehlikeli olduğunu ve geminin onarılmadan açılmaması konusunda uyarılar yapar ve “Yiyeceğimiz, içeceğimiz var. Burada kalsak ya!” der. Fikir kimisinin aklına yatar, kimisi ise adada kalıp başka bir gemiyi beklemenin saçma olduğunu söyler.

Mürettebat arasındaki huzursuzluğu fark eden geminin kaptanı Stradling, Selkirk’i yanına çağırır, herkesin duyabileceği bir sesle bir öneri de bulunur: “Biz gemiye binip gideceğiz. Burada kalmak istediğine göre, sen tek başına kalabilirsin.”

Kaptan kararını vermiştir, mürettabat gemiye doğru giderken bir tüfek, biraz barut, bıçak, bir kaç alet edevat ve bir İncille adada yalnız bırakılır. Daha filikalar sahilden ayrılmadan pişman olur, gemiye geri alınmak için yalvarır fakat iş işten geçmiştir.

Böylelikle Selkirk, 1704 yılının Eylül ayında  ıssız Más a Tierra adasında tek başına kalır. Başlarda İncil okuyup günlerini kendisini kurtarmak için gelecek bir gemiyi bekleyerek bir mağarada geçirse de, bu bekleyişin çok kısa bir süre içinde olmayacağını anlamaya başlar ve kendi için bir yaşam alanı oluşturmaya başlar.

Selkirk adada yüksek yerlerine çıkıp, biri uyumak için diğeri ise mutfak olarak iki kulübe yapmıştır. İlk başlarda farelerden ciddi sıkıntı çekse de sonraları evcilleştirdiği kediler sayesinde rahatlar. Yabani keçilerden et ve süt ihtiyacını karşılarlar. Üstelik farklı farklı meyveler, baharatlar da bulur.

Ada geçen bir yılın ardından iki İspanyol gemisi adaya yanaşır, ancak İspanyollar savaş halinde oldukları İskoçları sevmezler. Hele bir de yakaladıkları bir korsansa… Onlara yakalanmamak için bir yere gizlenir, gemiler adadan ayrılana kadar yerinden bile kıpırdamaz. İspanyol korsanlar Alexander’ı fark etmiş olsalar da onun peşinden gitmezler ve onu kaderi ile baş başa bırakırlar.

Alexander Selkirk artık bu adada öleceğini düşünmeye başlamıştır ki sonunda beklediği gün gelir. 2 Şubat 1709’da İngiliz armalı iki gemi ikmal yapmak için adaya yanaşırlar. Ve 4,5 yıl aradan sonra konuşma yetisinin bir kısmını yitirmiş, keçi postuna sarınmış tanınmaz haldeki Selkirk’i bulurlar.

Gemideki mürettebat ondan korkup gemiye almak istemese de gemide eski bir arkadaşına rastlayıp, onun tarafından tanınması sayesinde kurtulur adadan. Selkirk korsanlık kariyerine bir süre daha kendisini kurtaran bu gemide devam eder ve zenginleşmiş bir biçimde memleketi Lower Largo’ya geri döner fakat burada fazla kalamaz. Önce İngiltere’ye geçer, sonra oradan tekrar denizlere açılır

Bu arada Selkirki adada yalnız bırakan Cinque Ports gemisi mürettebatı, Kolombiya açıklarında İspanyol gemisine karşı yenilir ve batar. Az sayıda kurtulan denizci de İspanyollar’ın kölesi olmuştur.

Alexander Selkirk, “insan nasıl yaşarsa öyle ölür” sözünü doğrularcasına denizde can verir. Teğmen olarak görev yaptığı Kraliyet gemisinin kayıtlarına göre 13 Aralık 1721’de hayatını kaybeder. Ölüm sebebi ise muhtemelen sarı hummadır.

Olayın yaşandığı ada, 1966’da “Robinson Crusoe Adası” olarak isimlendirilir. Juan Fernández Adaları’nın en batısındaki adaya ise “Alejandro Selkirk Adası” ismi verilir.

2000 yılında bir grup Japon araştırmacı, bu adada 18. yüzyılın başlarına ait eşyalar bulmuşlar ve bu eşyaların Selkirk’e ait olduğu sanılıyor.

Kaynak: 1 2 3


İlginizi çekebilecek diğer içerikler:

Jack Sparrow Karakterine İlham Olan Denizcisi; Yusuf Reis

Okyanus Ortasında 76 Gün Mahsur Kalan Denizcinin İnanılmaz Hikayesi

Yamyamların Yaşadığı Adada Kral Olan İsveçli Denizcinin İlginç Hikayesi

Hayatta Kalmak İçin Mürettebattan Birini Yemek Zorunda Kalan Denizcilerin Ürpertici Hikayesi

[zombify_post]

Yazar Bay Yorum

Yazılı İnsanlık Tarihinde Adını Bilinen İlk İnsan “Kushim”

Parlayan Saatler Uğruna Hayatları Kararan “Radyum Kızları”nın Acı Hikayesi