in

Gerçek Ölüm Sayısı Açıklananın En Az 3 Katı

TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, Sözcü’ye yaptığı izahta COVID’den kaynaklı ölüm sayılarının izah edenden üç kat fazla olduğunu iddia etti. Vedat Bulut, Türkiye’de ilmi çalışmaların yasaklandığını da sözlerine ilave etti.

Geçtiğimiz sene mart ayından beri ülkemizi etkilemeye devam eden koronavirüs, son haftalarda tesirini yeni bir doruk yapacak kadar artırdı. Bu artışı belirgin bir şekilde ortaya koyan 16 Nisan’da izah eden son verilere göre 63.082 olay saptadı ve 289 kişi yaşamını yitirdi. Şehirlere göre haftalık vaka sayısı da her hafta izah eden yeni tablolarla beraber artışı göstermeye devam ediyor.

Bugünse Türk Doktorları Birliği (TTB) Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut tarafından tartışmalı bir izah yapıldı. Sözcü’ye konuşan Bulut, ölümlerin 300’e dayandığı üçüncü zirveye geldiğimizi, yoğun bakımlar ve muayenehanelerin alarm verdiğini ifade etti. Bunun hemen peşinden aşağıdaki konu başlıklarında açıklamalar yaptı. Bu açıklamalar arasında en dikkat çekeniyse izah eden resmi ölüm sayıları ve bilimsel çalışmalar hakkındaydı.

TTB Genel Sekreteri’nin açıklamaları:

Hastaneler alarm veriyor:

Bir hayli hastanede fark servisler COVID-19 servislerine çevrildi. Bir hayli servis ve muayenehanede artık hastalarına hizmet veremiyor. Buna karşın yatak sıkıntısı var. Önceden PCR tamamiyle negatifleşirken evine gönderiliyordu. Şimdi daha PCR’si negatifleşmeden hafifleyen, hanede rehabilitasyon edilebileceğini düşündükleri olayları hanelerine göndermeye başladılar. Hastaneden erken çıkarıyorlar ki yatak boşalsın, COVID’li hasta alınsın. Bu bulaşı arttıran bir diğer etken.

Avrupa’nın dorukta yaşadığını yaşamanın eşiğindeyiz:

Bundan sonra hastalık katlanarak gider. İnsanlar solunum aletlerine ulaşamayacaklar.  Sıhhat Bakanının yüzde 65-70 gibi oranlar vermesi gerçeği yansıtmıyor. Zira bakan özel sektörü de katıyor. Solunum aletleri olmayan 2. basamak, 3. basamak dediğimiz yoğun bakımları da sayıyor. Ehemmiyetli olan solunum aleti olan birinci basamak yoğun bakımlardır. Ve o yataklar da şimdi yüzde yüz dolmuş vaziyette. Ancak, ya biri can verecek veya iyileşecek, yoğun bakım yatağı boşalacak ki yerine yeni hasta gelsin. Bu tıpkı bir hayli Avrupa ülkesinde yaşanan, fakat en kötü örnekleri İtalya ve İspanya’nın bu vakalarla karşılaştığı, solunum aletleri bulunmadığı için insanların can verdiği döneme benzer. Türkiye 63 bin rekor rakamıyla bu vaziyete benzer bir eşiğe geldi. Her gün rekorunu egale ederek Avrupa’da birinci sırada.

“Rakamlar gerçeği yansıtmıyor”:

Şu andaki rakamlar tam gerçeği yansıtmıyor. Sözgelimi ölüm rakamlarının en az üç katı olduğunu biz defin rakamlarından biliyoruz. Türkiye’de başkaca bir afet ve salgın yok. Bu ölümlerin çoğu COVID’e bağlı. Diğer grubu ise tabii veya COVID sebebiyle hastanelere müracaat edemeyen, sıhhat meselelerini öteleyenler olduğunu söyleyebiliriz.

“Bilimsel çalışmalar yasaklanıyor”:

Türkiye’de bilimsel çalışmalara kısıtlama getirildi. Bu tip meseleler bilimsel yazılarda bulunmasın diye Sağlık Bakanlığı bilimsel çalışmalara merkezi bir müsaade etmeye başladı. Sosyal istikametleriyle ötelenen sağlık meseleleriyle, hastanelere gidecek insanların kaygılarına bağlı yaşadıkları ölüm veyahut diğer meselelerin hepsinin üstü örtülüyor. Sağlık son derece başarısız yönetiliyor.

This post was created with our nice and easy submission form. Create your post!

Plakalardaki Farklı Renkler ve Anlamları

Tırnak Bakımı Nasıl Yapılır?