in

Bir Araştırmaya Göre Zenginler Gerçekten de Fakirleri Anlamıyor

Sosyal Psikoloji ve Kişilik Bilimi mecmuasında yapılan bir araştırmaya göre zengin insanlar, sahiden de yoksulları anlamıyor. Araştırma neticelerine göre zenginler, sınıf farklılıklarının arada yarattığı boşluğu es geçerek, verilen kararlar üzerine hayatın heyeti olduğunu düşünmeye daha çok meyilli. Araştırma bir hayli enteresan bilgi içeriyor.

Dünya tarihine dönüp baktığımızda, sınıf ayrımının ortaya çıkardığı bir hayli ehemmiyetli olayı görmek olası. Düşününce akla ilk Fransız Devrimi geliyor. Bu devrimin sebebinin o vakitlerde var olan muazzam sınıf ayrımı olduğunu söylemek yanlış olmaz. Çünkü asillerin rahat bir hayat geçirirken halkın eziliyor olması böyle bir devrime yol açtı ve empati eksikliğinin nelere neden olabileceğini belki de olabilecek en kanlı şekilde tüm dünyaya gösterdi.

Kitaplara, oyunlara, müziklere, filmlere ve daha nicelerine konu olmuş sınıf ayrımı ve bu farklılığın ortaya çıkardığı etkiler, Sosyal Psikoloji ve Kişilik Bilimi mecmuasına de konu oldu. Bu konu çevreninde yapılan araştırmaya göre zengin insanlar, gerçekten de görece yoksul olanları anlamakta zorluk çekiyor.

Zenginler, fakirleri anlamıyor:

Araştırmayı yürüten bilim insanları, F. Scott Fitzgerald’ın şu sözlerini oldukça izah edici buluyor: “Senden ve benden farklılar. En derinlerinde, hayatın çıkış yolunu keşfetmek zorunda olduğumuzu düşündüklerinden bizden daha iyi olduklarını düşünüyorlar. Bizim dünyamıza girdiklerinde, hem de bizden daha derinlere battıklarında dahi bizden daha iyi olduklarını düşünüyorlar”.

Araştırmaya göre güç sahibi kişiler, karar üzerine heyeti bir hayatın bütün yaşanılanlara neden olduğunu düşünmeye meyilliler. Dolayısıyla bu, daha düşük güç sahibi kişiler üzerinde rahatça tenkit yapmalarına yol açıyor. Karar üzerine heyeti bir hayatı izahımız gerekirse bu, var olan rastgele bir hayat koşulunu es geçerek herkesin o kademeye erişebileceği, yalnızca doğru kararları vererek ilerlemeleri gerektiği mananına geliyor. Bu da bulunulan sınıfların kişilere sağladığı avantajlar gibi ehemmiyetli etmenlerin göz ardı edilmesine yol açıyor.

San Diego, Kaliforniya Üniversitesi ve Nanyang Teknik Üniversitesinden bir grup araştırmacıysa insanların neden bu şekilde düşündüğü ile ilgili ehemmiyetli bir ayrıntısı açığa çıkardı. Üniversitenin doktor adayı Yidan Yin’in izahlarına göre yüksek pozisyonlardaki insanlar, düşük pozisyondakilere göre daha çok seçeneğe sahipler. Bunun, gücü elinde tutmak mananına geldiğini belirten Yidan Yin, araştırma neticeninde yüksek pozisyonlardaki insanların, sahip oldukları tercih sayısını gereğinden fazla genelleştirdiğini de söylüyor. Bu, zengin birinin sahip olduğu seçenekleri ve kaynakları fakir biri için de aynı derecede erişilebilir görmesi demek.

Düşünebileceğimiz üzere sahip olunan güç, pozisyon ve olanaklar nedeniyle bu, düz bir motivasyonla atılabilecek bir şey değil. Araştırmacılar, yüksek güç sahibi olmanın dünya görüşünü değiştirdiğini de iddia etti. Bununla beraber fukaralık ve işsizlik bir yana kişiye koronavirüs bulaşması bile bir şekilde o kişinin suçu oluyor. 

Ya zenginler düşüncelerinde yanılıyorlarsa?

Kişilik ve Sosyal Psikoloji isimli mecmuada yayımlanmış olan bir yazıda de bu konuya değinilmişti. Burada yapılan araştırmadaysa zengin kişiye, sınıf farklılığının getirdiği dezavantajların muvaffakiyet derecesine olan tesiri delillerle sunulmuştu. Bunun karşısında da yanılgılarıyla karşı karşıya gelmiş olan zengin kişi, elindeki başarıyı sahiden hak edip etmediğini sorgulamaya başlamıştı.

Haberimizin başında empatinin ehemmiyetinden söz etmiştik. Yüksek güç sahibi insanlarda bu duygunun oldukça düşük düzeylerde görülmesinin de sebepleri var. Ilk olarak arka tasarısı sağlam ve geliri yüksek insanların, diğer insanların aralarında kurduğu duygusal bağ ile kendilerini bağdaştıramıyor olmaları ilk sebebimiz. Bu şekilde kişilerin aralarında oluşturduğu dayanışmadan yoksun kalındığında kişi yalnızlaşıyor ve bu sayede düşüncelerin katılaşması için uygun şartlar sağlanmış oluyor. Buna örnek olarak; iş arkadaşlarıyla iletişim kurmak yerine işe gelip, işini yapıp haneye giden bir çalışan yerine işe gelip, işini yapıp evine giden bir patron olarak düşünmemiz, aradaki sınıf farklılığını anlamak ismine daha sıhhatli olacaktır.

Özet olarak söylememiz gerekirse, kuvvetli insanların sahip olduğu güçten ve bulundukları konumdan haberdar olmaları, bunun diğer pozisyonlar karşısındaki vaziyetini bilmeleri gerekir. Ters halde sahip oldukları olanaklar, kafalarını karıştıracak ve isteyen herkesin o konuma gelebileceğini düşünmelerine, dolayısyla da yanlış bir düşünce içinde olmalarına neden olacaktır.

This post was created with our nice and easy submission form. Create your post!

Sağlık Bakanı Aşı Sorununun Bittiğini Açıkladı:

Ölüme Götüren Şaka