in

Cep Telefonu Kullanımıyla İlgili 9 Yanlış Bilgi

Akıllı telefonlar, hayatımızın ayrılmaz bir parçası. Artık hemen hemen her işimiz için akıllı telefonları kullanıyoruz. Onları bu kadar kullanmamız ve bu kadar yaygın olmaları ise türlü söylentilere yer açıyor. Akıllı telefon kullanımıyla alakalı pek çok “efsane” olduğu için hemen hemen mitolojik yaratıklar haline geldiler. Ancak cep telefonu kullanımıyla alakalı duyduğunuz her şey gerçek değil; mesela gece şarjda bıraktığınızda bataryalarının tez bozulacağı gibi. Peki başka hangi söylentiler sadece efsaneden ibaret?

Efsane 1: Ekran parlaklığını düşük olarak ayarlamak, görüşünüze yardımcı olur

Telefonunuzun gece parlaklığı modunu gündüz dahi kullanmanın, gözlerinizi aşırı yormaktan savunacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Parlaklık ayarlarını değiştirmek yerine ekranı tamamiyle karartmak gözlerinizi daha fazla yorar. Zira daha fazla odaklanmanız gerekir ve gözlerinizin yükü iki katına çıkar. Bu da baş ağrısı gibi problemlere kapı aralayabilir. İdeal ekran parlaklığı, çevrenizi saran ışıkla aynıdır, gözler için tabii olan ışık budur.

2. Efsane 2: Akıllı telefonunuzu gece şarja takmak pilinize zarar verir

Akıllı telefonlara bir nedenle “akıllı” tecrübe ediyor ve tüm kullanışlı işlevleri arasında pilinin tamamiyle dolu olduğunu fark etme kabiliyeti var. Telefonunuz, yardımınız olmadan, gelen akımı tıpkı bataryanız boşken kapandığı gibi durdurur. Pilinizin ömrünü önem veriyorsanız, çok sık sıfıra düşmesine müsaade etmeyin, canlıyken “besleyin”.

Efsane 3: Telefonun gücünden tasarruf etmek için kullanmadığınız uygulamaları kapatmalısınız

Bu ifade çok mantıklı görünüyor. Arka tasarıda ne kadar çok uygulama çalışırsa telefonunuzun o kadar çok iş yapacağını düşünebilirsiniz. Aslında, Apple’ın belirttiği gibi, pil gücünden tasarruf etmek için uygulamaları kapatmak yardımcı olmuyor, hem de işleri daha da kötüleştiriyor. Zira müdahale edip uygulamaları manuel olarak kapattığınızda, aslında telefonunuzun daha fazla güç kaybetmesine kapı aralıyorsunuz.

Efsane 4: Telefonunuzun kamerasında ne kadar megapiksel varsa, resmin kalitesi o kadar iyi olur

Telefon satın alırken, megapiksel miktar, kameranın ne kadar iyi olduğunu bize anlatmak için kullanabileceğimiz ikonik bir özellik gibi görünüyor. Ancak bu özellik sahiden yalnızca profesyonel resimciler ve kameraları için ehemmiyetli. Bir telefon kullanıcısı için bu megapiksel sayısı değil, çözünürlük ve zoom özelliği olmalı.

Efsane 5: Islanan bir telefonu kurtarmak için saç kurutma makinesi kullanın veya pirince koyun

Bir telefon suya düştüğünde onu pirincin içerisine koyarız ve pirincin su çekeceğini düşünürüz. Aslında çeker de. Ancak küçük pirinç kullanırsanız bu cep telefonu parçalarının içerisine kaçabilir ve onlara daha da fazla zarar verebilir. Saç kurutma makinesi kullanmak ise başka bir kötü fikir. Telefonunuzu biraz kurutabilir, ancak aşırı ısınır, bu da aletin kaçınılmaz ölümüne çok daha fazla yaklaştığı mananına gelir. Her iki yol de kullanılıyor zira insanlar telefonlarını kurtarmak için ne olursa olsun bir şeyler yapmak istiyorlar. En iyi fikir, onu bir rafa koymak ve kurumasını beklemek.

Efsane 6: Telefonunuzu ve kredi kartınızı bir arada tutmak kötü bir fikirdir

Bir cep telefonunun ve bir kredi kartının bir arada tutulmaması gerektiğini duymuş olabilirsiniz. Zira kartın manyetik şeridi telefon tarafından manyetikten arındırılabilir. Bu, cüzdanınızdaki bir buzdolabı mıknatısı için doğru olabilir, ancak hiçbir zaman bir telefonla alakalı değil. Cep telefonunun manyetik alanı, kartınızı değiştiremeyecek kadar zayıf.

Efsane 7: Cep telefonlarından gelen elektromanyetik ışınım kansere, erken doğum ve diğer sıhhat rizikolarına kapı aralar

Dünya Sıhhat Örgütü 1990 seneninden beri bu izahtan kaygı duyuyor ve bugüne kadar konuyla alakalı 25 bin yazı yayınlandı. WHO, şu ana kadar, düşük düzeyli elektromanyetik alanların bir insan sıhhatine rastgele bir şekilde zarar verebileceğine değin hiçbir delil olmadığını belirtiyor. Bununla beraber, WHO ayrı olarak, bir kişinin dalgaları üreten anten veya radarın hemen yanında durması vaziyetinde rizikosunun artabileceğini söylüyor.

Efsane 8: Dezenfektanlar ve ıslak mendiller akıllı telefon ekranlarına zarar verebilir

Akıllı telefonunuzun tuvaletinizden 10 kat daha kirli olduğuna ve bir hayli bakteri sömürgesinin üzerinde rahatça yaşadığına değin popüler bir ifade var. Ekranın dezenfekte edilmesi, sivilce gibi virüslere ve cilt hastalıklarına yakalanma rizikonunu azaltır. Ancak dezenfekte mendiller telefonunuz için güvenli mi? Apple evet diyor, öyleler. Dahası, tüm telefonlar için ekranları dezenfekte edecek ve onlara zarar vermeyecek global bir temizleyici var.

Efsane 9: Akıllı telefonunuzla yumurta pişirebilirsiniz

Bu inanç 2000’lerin başından beri popülerliğini savunuyor. İnsanlar bir cep telefonundan gelen dalgaları kullanarak “yumurta pişirdikleri” düzmece “deneyler” yapıyorlardı. Gerçekte, telefonlar yemek pişirmek için ihtiyaç duyulan enerji miktarını oluşturamaz. Telefonlardan gelen tüm dalgalar mikrodalgalara dönüştürülse dahi, piliniz bitmeden yumurta vücut ısısına bile kazançlamaz.

This post was created with our nice and easy submission form. Create your post!

Yemeksepeti’nin Binası, Takip Edilip Fotoğraflandı

Google Fotoğraflar'ın "Hikayeler" Özelliğine Yıllık